Schopenhauer: Evlilik & Boşanmalar

Evlilik...

Kimine göre ortak bir çatı altında yaşamak,
kimine göre hayatı paylaşak,
kimine göre sıfırdan başlamak...

Sonu nasıl olursa olsun,
bana göre evlilik;
Dünyanın en riskli kumarıdır...

İnsanlar her ne kadar bunu reddetse de, evlilik dediğimiz olgu seksi yasallaştırmak için yapılan bir müessesedir. Bir çiftin beraber olması için evlenmesine gerek yoktur. Bir çiftin birbirinin gözlerinin içine bakmak için evlenmek gerekmez. Bir çiftin duygularını paylaşmak için evlilik denen yapıya ihtiyacı yoktur. Toplum baskısı ve bazı kuralların yapısından ötürü insanlar evlenmek durumunda kalır.

Schopenhauer bu konuyu enine boyuna düşünen ve yerinde tespitler yapan biriydi.
Schopenhauer'a göre evlilik demek hakların ve özgürlüklerin yarıya inmesinin yanında sorumlulukların da iki katına çıkması demektir. Böylesi bir kuruma birlikte adım atacağınız kimseyi seçerken ince eleyip sık dokumak olmazsa olmazdır. Neticede hayatınızın bambaşka bir dönemine geçiş yapacak, muhtemelen ömür boyu etkisinde kalacağınız bir karara imza atmış olacaksınız. 
Mutlu ve düzenli bir hayat için evlilik, bireylere gerçekten çekici geliyor olabilir. Düzenli bir cinsel yaşam ve bir ömür yalnız kalma korkusu da evliliği çekici hale getirmektedir. Asıl soru, böylesine büyük bir fedakarlık ve özveri gerektiren bir konuma geçmeye değer mi?

Tüm bu olumsuzluklara rağmen asıl olayın aslında bireylerinin türün devamını sağlayabilmek için en uygun ortamı bulma içgüdüsü yattığını düşünüyorum. Günümüzde evliliklerin bitmesinin oranının arttığını da söylememiz mümkündür. Bunun en temel sebebi ise içgüdümüzün mantığa karşı yenik düşmesindendir. Bireyler her ne kadar içgüdülerini takip etseler de, aynı evi paylaşan iki insan birbiriyle sadece fiziksel olarak anlaşabilmesi yeterli değildir.

İlişkiler tuhaftır. Genellikle insanlar karşısındakine değil, kafasında aşık olmak istediği profile uygunluğuna aşık olurlar. Zamanla kafamızdaki "aşık" profili ile karşı taraftakinin davranışı ve tarzının uyuşmadığını gören insanın yaptığı ilk şey, karşısındaki kişiyi değiştirmesidir.

İlişkilerin bitmesindeki en temel olay, karşı tarafı değiştirmeye çalışmaktır. Karşımızdaki kişiyi olduğu gibi kabul etmek yerine, olmasını istediğimiz gibi kabul etmeye çalışmamız ilişkileri sonlandırır.

İlişkiler kıymetlidir. Yeryüzündeki en özel duygulardan biri olan "aşkı" içerisinde barındırır. Acaba bizler birey olarak; "böylesine büyük bir sorumluluk altına girebilir miyiz?" sorusu ilişkinin kalıcılığını belirleyen yegane soru olarak ilişkilerin merkezinde yer alacaktır.

Yazımı Etkileyen Noktalar:
  • Müzik: Amy Winehouse - Back To Black
  • Arthur Schopenhauer - Aşkın Metafiziği
  • TÜİK: Evlenme ve Boşanma İstatistikleri 2016

1 yorum:

  1. harika bir yazı olmuş. tespitleriniz muhteşem :)

    YanıtlaSil